Dale Carnegie Türkiye

Türkiye

İş Yerinde Imposter Sendromunu Nasıl Aşabiliriz?

Ercell Charles dan  | 9 Temmuz 2025

Liderlik rolüne adım atmak büyük bir başarıdır; peki neden bu kadar çok insan yetersizlik duygusuyla mücadele ediyor? Yeni pozisyonunuzun tadını çıkarmak yerine kendinizden şüphe duyuyorsanız, başarıyı hak ettiğinize inanmanızı zorlaştıran bir psikolojik olgu olan imposter sendromuna sahip olabilirsiniz. Çözülmediği takdirde imposter sendromu, özgüveninizi ve önemli görevleri yerine getirme yeteneğinizi olumsuz etkileyebilir. Neyse ki, iş yerinde imposter sendromunu aşmak mümkündür.

Imposter Sendromu Nedir?

Imposter sendromu, insanların yetersiz olduklarına ya da başarılarının beceri değil şans eseri olduğuna inanmalarına neden olur. Araştırmacılar ilk kez 150 kişilik yüksek başarı gösteren bir kadın grubunu inceledikten sonra bu terimi ortaya attılar. Başarılarına rağmen, bu kadınlar beceri, yetenek ve zeka konusunda herkesi “kandırdıklarına” inanıyorlardı.

Terfi Aldıktan Ya Da Yeni Bir Yönetici Pozisyonuna Atandıktan Sonra Neden Kendimi Böyle Hissediyorum?

Bu hissi yaşamanızın en büyük nedenlerinden biri, yeni sorumlulukların kendinizden şüphe etmenize yol açmasıdır. Yeni bir yöneticiyseniz, bire bir görüşmeleri yönetmek ya da ekip üyelerine olumsuz geri bildirimde bulunmak ilk kez başınıza gelen bir durum olabilir. Yönetici pozisyonunda olmasanız bile, daha önce hiç yapmadığınız bir şeyi yapmak zorunda kalma ihtimaliniz yüksektir. Kısa sürede kendinizi sudan çıkmış balık gibi hissedersiniz ve yeni ortamınıza uyum sağlamakta zorlanırsınız.

Bazı kişiler, yeni kimliklerini benimsemekte zorluk çektikleri için imposter sendromu yaşarlar. Herkesin kendine ait bir öz algısı vardır ve bu algı, kişinin kendini nasıl gördüğünü ve diğer insanlarla nasıl etkileşim kurduğunu ortaya koyar. Yeni bir rolü kabul ettiğinizde, öz algınızın da buna göre gelişmesi gerekir. Bazı kişilerde ise bu süreç yavaş ilerler ve öz algı ile gerçeklik arasında bir uyumsuzluğa yol açar. Yeni bir yönetici olarak, bireysel çalışan olarak üstlendiğiniz önceki rolünüzde “sıkışmış” hissedebilir ve bu da liderlik yeteneklerinizden şüphe etmenize neden olabilir.

Yeni liderlerin, aslında herkesin kendileriyle aynı fikirde olduğunu sanmaları da sık görülen bir durumdur. Bu, başkalarının görüşlerinin, davranışlarının, özelliklerinin ve inançlarının tıpkı kendinizinki gibi olduğunu varsaymanızdır.

Kendi yeteneklerinizden şüphe duyuyorsanız, ekip üyelerinin de aynı şüpheleri taşıdığını varsayarsınız.

İş Yerinde Imposter Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

Artık imposter sendromunun nedenlerini biliyoruz; sıradaki adım, bu olguyu tanımlamak ve iş yerindeki belirtilerini fark etmektir:

  • Imposter sendromu yaşayan kişiler genellikle kendileri için gerçekçi olmayan standartlar belirler. Yapılacak işleri tek tek tamamlamak yerine, işiniz “mükemmel” olana kadar onu tekrar tekrar yapmak gibi bir çıkmaza saplanıp kalırsınız.
  • Bazı kişiler, kendi iyilik halinden çok ekibin ihtiyaçlarını sürekli olarak ön planda tutabilir. Kendini feda etme eğiliminin sürekli tekrarlanması, tükenmiş hissetmenize ve yapılacaklar listenizdeki yönetememeye neden olur.
  • Hazırlıklı olmak önemlidir, ancak bazen fazla zaman hazırlığa harcanır ve uygulamaya yeterince vakit kalmaz. Bu genellikle, aynı hedefe ulaşmak için diğerlerinden daha çok çalışmanız gerektiğini düşündüğünüzde ortaya çıkar.
  • Süper kahraman yaratmak. Imposter sendromu yaşayan kişiler için, iyi bir iş çıkarmak tek başına yeterli değildir. Her şeyde mutlak olarak en iyi olma ihtiyacı duyarlar
  • Başarısızlık korkusu. Başarısızlık hayatın normal bir parçasıdır, ancak imposter sendromu yaşayan kişiler bunu, yeni rollerinde başarılı olamayacaklarının bir işareti olarak algılarlar.
  • Başarı korkusu. Eğer imposter sendromunuz varsa, tüm başarısızlıklarınızı içselleştirip başarılarınızı kabul etmeyi reddedebilirsiniz. Hatta bazı kişiler, başarının daha fazla sorumluluk getireceğine inandıkları için başarıdan korkarlar.

İş Yerinde Imposter Sendromunu Nasıl Aşabiliriz?

İşte imposter sendromu, profesyonel hayatınızı rayından çıkarmadan önce bunun üstesinden gelmenin yolları.

Güvenilir Bir Mentörden Destek Alın

Imposter sendromu yaşayan pek çok kişi, kendi iç sesiyle olumsuz bir diyalog kurar ve bu da kendi performansını değerlendirmesini zorlaştırır. Objektif bir geri bildirim almanız gerekiyorsa, güvendiğiniz bir akıl hocasıyla konuşun. Çalışmalarınızı yakından tanıyan biri, size yapıcı eleştirilerde bulunmak veya “boşuna endişeleniyorsun” demek için en uygun kişidir. Hatta daha da iyisi, benzer şüpheler yaşamış bir mentörle çalışın.

Başkalarının imposteri nasıl aştığını dinlemek, bu deneyimi normalleştirebilir ve size güçlü bir bakış açısı kazandırabilir.

Gerçeklerle Dengenizi Bulun

Imposter sendromu, tamamen yetersizlik duygusuyla ilgilidir. Kendinize sürekli olarak yeterince iyi olmadığınızı söylüyorsanız, çalışmalarınız da bu inancınızı yansıtmaya başlayacaktır. Nasıl hissettiğinize odaklanmak yerine, somut bilgilere odaklanın. Bir projeyi %100 doğrulukla tamamladıysanız ya da departmanınızın üç aylık maliyetlerinde

%27 tasarruf sağladıysanız, yetersizlik duygularınızın gerçeklikle hiçbir ilgisi olmadığını anlarsınız.

İç Sesinizi Düzenleyin

Olumsuz iç ses, özellikle stres altındayken kendinizi daha da kötü hissetmenize neden olabilir. Bu olumsuzluk döngüsünden kurtulmak için düşünme şeklinizi değiştirin.

“O sunumu tamamen mahvettim” diye düşünmek yerine, “Dinleyiciler bana büyük ilgi gösterdi, demek ki sunumumu ilginç bulmuş olmalılar” gibi.

Liderlik ve iletişim becerilerini öğrenin, değişim yönetimi ve zaman yönetimi becerilerinizi geliştirin, çalışanlarınızın bağlılığını artırmaya yönelik stratejileri öğrenin, ilişki odaklı satış becerilerinizi geliştirin, etkili sunum becerileri edinin!

Dünya çapında 250’den fazla noktada sunulan Dale Carnegie eğitimleriyle iş gücünüzü geliştirin ve motivasyonunu artırın; web seminerlerinden 2 günlük atölye çalışmalarına ve çok oturumlu seminerlere kadar çeşitli formatlarda çok sayıda beceriyi kapsayan 70’in üzerinde canlı online programız mevcuttur.

Dale Carnegie Türkiye tarafından düzenlenen Lunch & Lead webinar serisi, liderlik, yönetim becerileri ve İK trendleri üzerine odaklanan 30 dakikalık, ücretsiz ve çevrimiçi eğitimlerdir. Bu interaktif seminerler, iş dünyasındaki profesyonellere yönelik “besleyici fikirler” sunarak, güncel yönetim zorluklarına pratik çözümler üretmeyi amaçlar.

Kurumlara ve kişilere gelişim eğitimleri ve organizasyonel dönüşüm danışmanlığı hizmetleri sunan Dale Carnegie Training Türkiye lisansörü Dale Carnegie Akademi, “Organizasyonel Sağlık Webinar Serisi”.

Daha fazla bilgi için bizimle

Paylaşım:
Author picture

Yazar

Ercell Charles

Ercell Charles, Dale Carnegie’de Müşteri Dönüşümü Başkan Yardımcısıdır. Ercell, profesyonel ve kişisel gelişim süreçlerini yöneterek, yönlendirerek ve kolaylaştırarak şirketlere ve kurumlara kaliteli çözümler sunmaktan sorumludur.